Herkesin Miladı Kendine

Herkesin Miladı Kendine

“Zaman Ölçer” denirmiş eskiden takvimlere. Aslında bildiğimiz üzere bir metot; zamanı günlere, aylara, yıllara bölen bir sistem. Her toplum takvim oluştururken kendileri için çok önemli gördükleri bir günü başlangıç olarak kabul ederler. Fakat bu noktada “gizem “ başlıyor. Çünkü hepimizin “milat” kabul ettiği tarihler vardır -ki hep işaretlidir takvimlerimizde-: doğum günlerimiz, evlilik yıl dönümlerimiz, çocuğumuzun doğumu, ilk iş günümüz, üniversite mezuniyetimiz…

Yaklaştıkça heyecanlandığımız, üzüldüğümüz, gelsin diye beklediğimiz, çabucak geçsin istediğimiz aylarımız-günlerimiz vardır. Her ne kadar ajandalarımızdan, telefon hatırlatmalarımızdan ya da teknolojik bölümleyicilerimizden yararlansak da evlerimizde mutlaka eşyamıza, zevkimize ve kullanım şeklimize göre bir takvimimiz olur. Buzdolabı üstlerimiz(özellikle rejim başlangıçları için), antrelerimiz, çalışma odalarımız ya da dolap içlerimiz takvimler için biçilmiş kaftanlardır.

Evimizi; keyfimize ve amacımıza (sadece zamanı görmek istiyoruz, büyük notlar yazıyoruz, hatırlatmalarımız için kullanıyoruz…) göre farklı takvim çeşitleriyle biçimlendirmeye ne dersiniz?

Gizem Aydoğan

TOP